Telefon
WhatsApp
KUTSALIN TEZAHÜRÜ

   Halil Dilek

      İnsanın varoluş merhalelerinde Homo Habilis , Homo Erektus , Homo Neandertalensis ve Homo Sapiens'e kadar beyin fonksiyonları ve buna bağlı olarak gelişen bilişsel evrim inanç sistemlerini de ortaya çıkarmıştır. Kazılarda bulunan tarihi eserler ve arkeolojik diğer veriler (birbiriyle işbirliği içinde çalışan farklı disiplinlerin süzgecinden geçerek) buna işaret etmektedir. Bilincin ilerleyişiyle taklitler , oyunlar  , iletişim ve semboller sayesinde inanç ve kültürler zenginleşmiştir. Bir düşünceye göre dinin gerçek konusu , Tanrı'nın kendisi olduğu için bu temel objeye yönelik olarak tarih boyunca insanlık eliyle pek çok tali obje meydana getirilmiştir.  Bunun tersini düşünenler de olmuştur; yani tali objelerden Tanrı’ya gidişi esas alan düşünce. Alman Dinler Tarihçisi Rudolf Louis Karl Otto (1869-1937)  , hocası Söderblom gibi kutsallık kavramını öne çıkararak onu çok önemli ve öze ait bir terim olarak hayati görmekteydi. Ona göre kutsallık, , dinde Tanrı kavramından da önde gelmekteydi. Dindar kişinin dini pratikler açısından ilk yönelimi kutsala olur. Fenomenleri henüz ilahi varlıklarla ,  arkalarındaki soyut güçlerle açıklayan metafizik ve soyut aşamaya gelinmeden önce de fetiş nesneleri vardı; Bunlar  maskeler , ata figürleri  , kaseler , asalar  , silahlar  , kutular , deniz kabukları gibi birçok doğal ve yapay nesne olabilir; önemli olan bunların kutsalın taşıyıcısı durumuna gelmeleridir.  İbn-i Tufeyl'in  robinsonad türünün tarihteki ilk örneği olan felsefi romanı “Hayy bin Yakzan”’da , bir adada tüm toplumsal bağlardan kopuk münzevi hayatı yaşayan Hayy’ın  insan-ı kamil oluş süreci anlatılmıştır. Tropikal bir adada anasız babasız , bir takım tabii şartların bir araya gelişiyle dünyaya gelen Hayy , adadaki bir ceylan tarafından beslenip büyütülür. Annesi bildiği ceylanın ölümüyle çaresizce düşünürken imdadına kavga eden iki karga yetişir. Ölümü anlama , ilk ölü gömme adetinin ortaya çıkışı vardır burada( Adem’in iki oğlu Habil ve Kabil’deki meşhur motif). Cüz-i akl ve sezgi yoluyla mürşid-i kamil mertebesine ulaşan Hayy , komşu adalardan birinden medeniyetten gelen Absal'la buluşup tanışır ve hikayeleri derin felsefi göndermelerle , kutsala yapılan atıflarla devam eder gider.

      Kutsal metinler , bu dünyaya aşkın olan zamansız mekansız ve mutlak bir varlıktan geliyor kabul edilirken aynı zamanda kutsallık niteliğini kazanabilmek için duyu organlarına hitap edebilir olmalıdır. İmgeler , simgeler , semboller , herhangi bir dildeki yazı gibi bu dünyaya ait bir araçla ifade edilebilir olmalıdır. İnsan mitsel bir kişiliğin davranışlarını yinelediği veya taklit ettiği sürece daima bir mitle zamandaştır. Herhangi bir hristiyan İsa’nın zamandaşıdır.  Mesela ibadetini yerine getirirken bir hristiyanın içinde yaşadığı “ayin zamanı” artık dindışı , kutsal olmayan profan zaman olmaktan çıkar ve kutsal zaman haline gelir; Tanrı’nın kelamının ete büründüğü zamandır o. Bayramlara katıldığında bir olayı anmıyordur , bir dinsel dramı yeniden canlandırıyordur. Hristiyan için İsa şimdi ve burada gözünün önünde ölür ve dirilir. Hristiyan , dünyevi dindışı zamandan çıkıp başlangıcın kutsal zamanı ile bütünleşir.

      Kutsal , insanda saygıyla karışık bir korku oluşturur ve aynı zamanda hayranlık duygularına neden olur. Gündelik yaşamını sürdüren insanoğlunun tanrı ile bağlantısını oluşturan imgeler , simgeler , semboller , ritüeller , sözler vd. Herhangi bir nesne dini bir kült biçiminde anlaşılırsa eski normal halini kaybeder , kutsalın bir tezahürü olarak kendisini açığa çıkarır. Bir ağaç , dini sembol halini aldığında o sadece ve basitçe bir ağaç olarak değil , kutsalın kendisinde tezahür ettiği bir nesne olarak algılanır ve değerlendirilir. Böylece kutsal ile profan ontolojik anlamda varlığın dünyadaki iki zıt şeklini ifade eder.

       Freud , kutsalı libidonun bir ürünü olarak tanımlamaktadır. Ona göre kutsal , mahremler arası cinsel ilişki sembolleriyle dolu olduğundan tehlikeli ve kirlidir. Fakat yine de kutsal , kudretin hayali bir temsilini oluşturmaktadır. Freud , kült eseri “Totem ve Tabu” da ensest korkusu , klan dışı evlilikleri , klanların kutsal hayvanlarını  , babanın öldürülmesi , kurban törenlerinin çıkışını  , Tanrı-Baba figürünü , animistik inançları , tabular ve totemizmin doğuşunu  anlatır. Freud  , totemizmin ortaya çıkışını oğulların birleşip teorideki ilk babayı (klanın başı ve tüm kadınların sahibi) öldürüp etini yemeleri ancak bundan pişman olarak klanın kutsal hayvanını baba yerine kutsal saymaya , totemleştirmeye başlamaları olarak görür. Hatta çeşitli dinlerdeki kurban bayramı törenlerinin orjinini de buraya dayandırır Freud. Her kurbanda kesilen hayvan o ilk babadır , yapılan ayinlerle en başa dönülür ve kutsal canlandırılır.

         Mircea Eliade , kutsalı evrensel boyutu olan bir fenomen olarak düşünür. O , insanın dini tarihi sürecinde çok sayıda görülen bu fenomenlerin temelde birkaç dini tecrübenin sonsuz türde ifade edilmelerinden ibaret olduğunu söyler. Kutsalın kaynağı,  ortak insan düşüncesinin ilk örnekleri olan arketiplerdir.  Kollektif şuuraltının  ilk örnekleri olan arketipler ise toplumların bireysel ve sosyal yaşam ilişkilerini oluşturur. Eliade , kutsal konusundaki görüşlerinde mitleri ve ayinleri kutsalın sembolleri olarak kabul eder. Semboller , bilincin kavrayamadığı şifreler olarak görülmektedir ki , insan bunlarla tarih ötesi dünyaya (kozmolojik zamanın dışında , kutsal zamanda) açılır ve aşkın olanla temasa geçer.

       Bayramlar , festivaller , şölenler. Tanrısal eylemlerin dönemsel güncelleştirilmesi. Yeniden doğuş , tazelenme , tanrıların ve kutsal varlıkların yaptıklarının dünyaya aktarılması. Sonsuz döngü . Bayramlar ve diğer kutsal günler tanrıların ve ilk ataların insanlara yaratılışı , dillerini , pratik bilgileri öğretmelerinin yeniden canlandırılması işlevi görmektedir. Din dışı(profan) zamanın ilga edilip askıya alındığı , kutsal zamanın sergilenmesiyle kozmik zamanın yenilenmesi. Mircea Eliade’ye göre tanrıların yaratıcı eylemleri kutsal bir takvimi meydana getirir , insan bu eylemleri ayin şeklinde tekrar eder. Kutsal takvim belirli sayıda tanrısal hareketin ebedi geri dönüşü olarak ortaya çıkmakta ve bu ilkel kabilelerde olduğu gibi diğer tüm dinlerde de geçerli olmaktadır.

         Joseph Campbell , mitoloji ve gelişen teknoloji çağının ürünü bilgisayar hakkında “ pek çok kuralı ve hiç merhameti olmayan Eski Ahit(Tevrat) tanrısı” olarak söz etmiştir. Ayrıca bilgisayarın donanımsal parçalarını melekler hiyerarşisine benzetirken  , yazılımların ise insanları hedeflerine ulaştıran birer rehber olduğunu belirterek mitsel ve bilimsel aklın arasında bir köprü kurmuştur.  Pek çok meslektaşının (antropolog) aksine Levi Strauss , dünyayı anlama uğraşı güden ilkel denilen insanın , filozof ve bilim insanı kadar akılcı bir yapıya sahip olduğunu savunmuştur. O , mitlerin en basit haliyle “mantığa duyulan gereksinim neticesinde somut anlatımların bilimi” olduğunu belirtmiştir. Bilim felsefecisi Karl Popper’a göre “bilimin başlangıç noktası mitlerdir. Diğer bir ifadeyle bilim mitlerin sorgulanan halidir.”  Babil Kulesi , İkarus , Golem ,  kutsal kase , düşüş mitleri , kurtuluş mitleri  , çıkış mitleri , altın çağ gibi mitler mitsel ifadeler ve kahramanlar tüm canlılıkları ve etkililikleriyle günümüzde de varlıklarını sürdürmekteler. Kutsalın tezahürlerinin morfolojisi antropoloji  , dinler tarihi , felsefe  , psikoloji gibi disiplinlerde açıklana gelmiş  ve bugün de üzerinde önemle durulan bir konudur. Dinler artık görevini tamamladı mı  , daha fazla kutsallığa yer yok mu? Kutsalı ikame edecek dünyevi değerler mi bulunmalı? Günümüzde bu minvaldeki tartışmalar süregiderken , geleneksel dinlerin yerine yer yer  yeni çağ inançlarının geçtiği de görülmektedir. Belki de ilerde adım başı bir “New Age” oluşumla karşılaşacağız. Kim bilir? Bakalım zaman hangi dinler tarihi ekolünü veya uzmanını haklı çıkaracak?

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

300 X 250 Reklam Alanı

Reklam

300 X 250 Reklam Alanı

Yazarlarımız

Denizlİ Nöbetçi Eczaneler

Anket

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150
Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150

E-Bülten Aboneliği