Telefon
WhatsApp
İNİSİYASYON

Halil Dilek

         İnisiyasyon (erginleme), bir kişinin özel bir törenle, sınavdan geçerek veya bir eğitim alarak bir topluluğa, gizli bir öğretiye ya da hayatın yeni bir aşamasına kabul edilmesidir.

          Tüm toplumlarda görülen inisiyasyon çok eski dönemlerden antik çağlardan günümüze kadar yaşatılmıştır. Modern  toplumlarda da görülmektedir. Ruhani olgunlaşmayı ve dönüşümü ifade ettiği gibi hayatın belli bir döneminden başka bir dönemine geçişi ilerleyişi de ifade etmektedir. Ruhani olgunlaşma ve başkalaşım  anlamında halk kahramanlarının, mitolojik kahramanların, bazı antik dönem filozoflarının, peygamberlerin yaşadığı bir durumdur. Gılgamış’ın, Pisagor’un, Gautama Siddharta’nın(Buda), Oğuz Kağan’ın, Aziz George’un, Köroğlu’nun, Odisseus’un,  Lao Tzu’ nun, Peygamberlerin ve daha bir çoklarının yaşadığıdır.

         Çocukların ergenlikten yetişkinliğe geçiş törenleri, sünnet törenleri, ilk adet kanının görülmesiyle çocukluktan genç kızlığa geçişte kimi kabilelerde sergilenen ritüeller, Yahudilerin on iki yaşına gelmiş kız ve on üç yaşına gelmiş erkek çocukları için düzenledikleri dinen reşit olma törenleri (Bat mitzvah ve Bar mitzvah) , çıraklıktan ustalığa geçişin kutlanması  bazı erginlenme uygulamaları olarak sayılabilir. Hatta Türk kültüründe yer edinmiş  “askerliğini yapmamış adama kız verilmez” ilkesi uyarınca askerliğin, bir çeşit olgunlaşma ve adam olma sürecine işaret etmesinden dolayı inisiyasyon(erginlenme) olduğunu söyleyebiliriz.

         Kapalı ezoterik ve batıni grupların ritüellere dayalı inisiyasyon törenlerine günümüzden örnek verecek olursak masonluğa girişi ve masonluk derecelerinin alınışını zikredebiliriz. Başka bir dini yapı olarak da Arap Aleviliğini sayabiliriz. Arap Aleviliğinde belli bir yaşa gelen erkek çocuk, önemli bir manevi gelenek doğrultusunda anne babasının da onayıyla “Amca” denilen manevi rehberin yanına verilir. Buradaki amca, kan bağıyla olan akrabalığı değil dini amcalığı ifade eder. Amca, çocuğa inanç esaslarını, duaları, gizli(batıni) bilgileri, toplumsal ahlak kurallarını, evrenin yaratılış felsefesini öğretir. Amcalık ritüelleri, geçiş töreni, sırların ifşa edilmeyeceğine dair yemin gibi inisiyasyonla alakalı adetlerle aşamalar vardır. Sürecin sonunda çocuk artık erginlenmiştir ve kendi ailesinin yanına döner.

         Pisagor'un İda dağındaki mağaraya girip 3×3×3=27 gün o mağarada kalması, mağaradan çıktıktan sonra aydınlanıp bugün bildiğimiz Pisagoryan bilgilerle donanmış olması bir inisiye olma sürecidir. Antik ezoterik geleneklerde ve Pisagor inisiyasyonunda mağara, inisiye adayının dünyadan, profanlıktan yani  bildiğimiz bilinçten sıyrılarak yeniden doğduğu kutsal bir ana rahmine benzetilir. Pisagor’un Antik Mısır’ın Hermesçi öğretilerini ve Orpheusçu geleneklerini öğrenerek geçtiği inisiyasyon sınavlarından en ilginci kent dışındaki karanlık bir mağarada geçen yalnızlık ve cesaret sınavıdır. Hayaletlerin ve huzursuz ruhların bulunduğuna inanılan mağarada aday, korkularını yenmeye çalışırdı. Karanlık mağaradan tekrar aydınlığa çıkan aday, kozmik uyanışla yeniden doğmuş yeni bir insanı temsil ederdi. Pisagor Mısır’daki Osiris/İsis tapınaklarındaki uzun ve zorlu eğitimlerden ve sınavlardan geçmiş; böylece sayıların, geometrinin ve evrensel uyumun(harmonia) gizli bilgilerine ulaşmıştır.

        Pisagor, uzun seyahatlerinden sonra memleketine dönünce şehrin dışında kendi mağarasını inşa edip orada öğrencilerini eğiterek inisiye etmiştir. Burada tuhaf, zorlu süreçler ve sınavlar vardı(örneğin suskunluk dönemi). Sayıların ardındaki ezoterik ve kozmik felsefe, ruhun arınması, ahlaklı yaşam, müzik gibi pek çok konuda öğrencilerini yetiştirmiştir.

        Köroğlu’nun erginlenme serüveninde de tıpkı Pisagor’da olduğu gibi mağara önemli bir işlev görür. Halk edebiyatında mağara, kahramanın ruhsal olgunlaşma ve içsel farkındalık kazanarak erginlenmesi sürecini simgeleyen mitolojik bir yolculuğu simgeler. Köroğlu Destanı’nın bazı varyantlarında, Ruşen Ali sıradan bir seyisin oğlu iken babasının tarif ettiği nehre gidip Ab-ı Hayat(Ölümsüzlük Suyu/Bengi Su) içtikten sonra efsanevi bir kahramana dönüşür. Destanda geçen nehirdeki birinci köpükle sonsuz bir yiğitlik ve alp kuvveti kazanır. İkinci köpükle şairlik, aşıklık ve saz çalma yeteneği kazanır. Böylece sesi ve sözü tüm diyarlara hükmeder. Üçüncü köpükle ölümsüzlüğe kavuşur. Zaten bunun için  sıradan bir ölümle ölmeyip, bir çeşit ölümsüzlük kazanarak kırklara karıştığı,  sırra kadem bastığı anlatılır.

         İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in Melek Cebrail tarafından göğsünün yarılıp içinden kalbinin çıkarılıp zemzemle yıkanması ve geri yerine konulması geçirdiği dönüşümlerle  önemli inisiye oluş örneklerindendir. Ayrıca inzivaya çekilip mağarada geçirdiği zamanları büyük acılar çektiği manevi doğum sancıları diye niteleyebiliriz. Hz. Muhammed’in çocukluk çağında, peygamberlik görevi öncesinde ve miraçtan önce olmak üzere üç defa kalbinin çıkarılıp(Şakk-ı sadr) yıkandığı rivayet edilir.

       Homeros’un Odisseus hikayesinde anlatılan bir kısımda inisiyasyon ritüelleri görülür . Kirke ve  Teiresias Odisseus’u inisiye ederler. Odisseus kaderin kendisini sürüklemesi neticesinde tayfalarıyla birlikte Kirke’nin adasına, “Ay Ay adası”’na gelir. Kendi vatanına İthaka’ya dönmek için çırpınırken bir sürü engellerle inisiyatik engellerle karşılaşıp bunları aşarak aydınlanır.   

        Odisseus’un geldiği bu Ay ay adası “Feryat adası” olarak bilinir (Profesör Kürşat Demirci). Çünkü bu adada bol miktarda acı çekilecektir. Profesör Kürşat Demirci adanın ismi üzerinde durur ve bu ismin “Palindrom” kelimelerden biri olduğunu yani düzden de tersten de okunduğunda aynı kelimenin elde edildiğini belirtir. AYAYA=AYAYA bu tip şifreli  kelimelerin inisiyasyonlarda çokça kullanıldığını anlatır. Kirke, antik Yunan mitolojisinde güneşin yani Helios’un ve su nimfelerinden birinin kızı olarak bilinir. Eşiklerin Tanrıçasıdır ve dönüştürücü bir güce sahiptir. O bir inisiyatör olarak, Odisseus’u alıp bir halden başka bir hale getirecektir. “Kirke” kelimesi aynı zamanda Hint-Avrupa dillerinden gelip eski Grekçeye yerleşmiş ve  İngilizcede bugün de kullanılan “Circle” yani daire kelimesine de köken oluşturur. Daireyi tamamlama bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere taşıma dönüştürme görevi. Kirke, Odisseus’un tayfalarını  içlerindeki azgın şehvetten ötürü domuza dönüştürür(sonra yeniden insana dönüştürecektir). Odisseus, kendisine Hermes tarafından verilen “Moly” bitkisi sayesinde domuza dönmekten kurtulur. Kirke’nin adasında her şey zıttıyla birlikte vardır, güneş  doğduğu yerden batar(güneş hem doğar hem batar), siyahlar beyaz beyazlar siyah olmaktadır. Her şey birbirine döner çünkü burası bir inisiyasyon adasıdır. Tıpkı Gılgamış’ın güneşin doğduğu ve battığı yere gitmesi, Zülkarneyn Peygamber’in (Büyük İskender olduğu rivayet edilir) güneşin doğduğu ve battığı yere gitmesi gibi. Kirke, Odisseus’a ülkesine dönebilmesi için Hades’e  yani yeraltı dünyasına da  uğraması gerektiğini söyler. İnisiyasyonun gerçekleşmesi için “Katabasis” (yerin altına iniş) olmalı, buradan “Başka bir boyuta” veya öteki dünyaya geçilip gerekli bilgiler edinilmeli ve son olarak yeniden yükselme ile aydınlanmış bir biçimde “Anabasis”’e çıkılmalıdır.(Dinler Tarihçisi Prof. Dr. Kürşat Demirci'nin youtube kanalından)

        Tüm bu Kirke’nin adası anlatısı Joseph Campbell’in ünlü eseri “Kahramanın Sonsuz Yolculuğu”’nda formüle ettiği şablonlara (ayrılış, erginlenme ve dönüş) çok iyi uyar. Bunun çok sayıda örneği mevcuttur: Oğuz Kağan Destanı, Feridüddin Attar’ın Mantıku’t-Tayr’ı, Gılgamış Destanı, Ramayana Destanı, pek çok evliya menkıbeleri, Köroğlu Destanı, bin bir gece masallarındaki bazı hikayeler. Aslında inisiyatik öykülerin hepsi bu şablonlarla değerlendirilebilir. Joseph Campbell bunu “Monomit” kuramında göstermiştir. İnisiyasyonda üç aşama vardır.

  1. Seperasyon(ayrılma). Burada Ayaya adası yani Kirke’nin adası ayrılmaya denk düşüyor. Kirke, Odisseus’a yeraltına inmeden önce orada sunması için adak olarak dişi kara koyun verir. Hades’e gitmeden önce Odisseus kıyıları dolaşarak bilinmeyen ülkeye, “Kimmer” Ülkesine gider. Dünyanın sonuna gelmiştir Zülkarneyn Peygamber’in yaptığı gibi veya Gılgamış’ın Maşu Dağına gelmesi gibi. İki nehrin buluştuğu yere gelir(Kuranda ve tasavvufi anlatımlarda iki denizin buluştuğu yerden bahsedilir). Gizemli antik dinlerde de mevcuttur bu iki denizin buluştuğu yer, kabalacılıkta da vardır. Odisseus kurbanları sunar ve iki nehrin suyundan içerler. Unutmak ve hatırlamak suyu. Karanlık ve kaosun olduğu sisli bilinçaltının en derin katmanlarındadır artık.
  2. Ölüm yani yerin altına iniş (Katabasis). Odisseus’un yolculuğunda ikinci inisiyatör yeraltında onu karşılayan Teiresias oluyor. Yaşlı kör bir bilgedir o, aynı zamanda çift doğaya sahiptir zıtlıkları barındırır bünyesinde(siyah-beyaz, erkek-dişi gibi). Odisseus burada Teiresias’dan bir takım bilgiler alır ithaka’ya dönebilmek için. Burada bazı ruhlarla karşılaşır ki(annesinin ruhu, Akhilleus’un ruhu da vardır aralarında) bunlar kendi kendisiyle yüzleşmesini, bilinçaltı kavgalarını temsil eder. Ormana gidip canavarı öldürme, mağaraya gitme, yeraltı nehirlerinde yolculuk etme, yedi başlı köpeği öldürme aynı temaya işaret eden benzer motiflerdir.
  3. Reborn (yeniden doğuş). Aydınlanma, gnostik bilginin elde edilişi, kahramanın dönüşü. İthaka aslında Odisseus’un kendi benliğidir. Ülkesi İthaka’ya döndüğünde yüzüne tanınmamak için maske takması “artık bu dünyadan olmadığını başkalaştığını” sembolize eder.

       İnisiyasyon; insanlığın en kadim dönemlerinden günümüze kadar gelmiş, bireyin sıradan bilinç halinden sıyrılarak ruhsal, zihinsel ve toplumsal olarak başkalaşım yaşamasını sağlayan evrensel bir olgudur. Bir dönüşüm ve dönüştürme mekanizmasıdır. Tarihsel ve mitolojik süreçler incelendiğinde; Pisagor’un mağara yalnızlığından Köroğlu’nun Ab-ı Hayat’a erişine, Hz. Muhammed’in kalbinin temizlenmesinden Odisseus’un yer altına yaptığı Katabasis yolculuğuna, Gılgamış’ın ölümsüzlük arayışına kadar tüm anlatıların özünde tek bir gerçek yatar: eski benliğin ölüp yeni benliğin doğuşu.

        Ayrılış, erginlenme ve dönüş aşamalarından oluşan bu yolculuk; bireyin korkularıyla yüzleşmesini, zıtlıkları bünyesinde eritmesini ve gizli bilgilere erişerek kendi “İthaka”’sına,  yani öz benliğine ulaşmasını simgeler. Günümüzde ister bir kabile ritüeli, ister mesleki bir aşama, isterse ezoterik bir yapı formunda karşımıza çıksın; inisiyasyon, insanoğlunun tekamül etme, hayatı anlamlandırma ve ruhsal olarak yeniden doğma arzusunun somut bir yansıması olmayı sürdürmektedir.

Anasayfa Reklam Alanı 1 728x90

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

300 X 250 Reklam Alanı

Reklam

300 X 250 Reklam Alanı

Yazarlarımız

Denizlİ Nöbetçi Eczaneler

Anket

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150
Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150

E-Bülten Aboneliği