Düşük emekli maaşı tercihtir!
Emekli haklarının geliştirilmesi, kullanımının önünün açılması ve aylık ödemesi tek adam yönetiminin yaklaşımı gibi bir siyasi lütuf değildir.
İrfan O. Hatipoğlu/Devrimci Emekli-Sen Denizli Şb. YK üyesi
Tek adam yönetiminin uyguladığı neo-liberal ekonomi politikaları ve söylemleri gereği emekçileri ve emeklileri yük olarak görüyor. Yük görme gereği olarak açlık sınırı altında belirlediği asgari ücret, emeklilerin maaşlarına yaptığı yetersiz artış çalışanlara ailesi, emeklilere ise “canlı” kalmak yük durumuna geldi. Sürdürülebilir olmayan ‘yük’ durumu, ülke gündemindeki görünen yüzünü, meydanlardaki emeklilerin ısrarlı mücadelesi oluşturuyor.
Sosyal güvenlik sistemi kamu eliyle yürütülen sosyal, iktisadi ve fizyolojik risklere karşı kamusal bir dayanışma ağıdır. Emekli haklarının geliştirilmesi, kullanımının önünün açılması ve aylık ödemesi tek adam yönetiminin yaklaşımı gibi bir siyasi lütuf değildir. Bu nedenle emeklilik bir sosyal hak ve yurttaşlık hakkı olarak ele alınır. Belirli bir yaşa ulaşan herkese, çalışma süresine ve çalışırken elde ettiği gelire orantılı, kamu harcamasına dayalı adil ve yaşanabilir bir emekli aylığı ödenmesini gerektirir. Emekli sayısı çok arttı, çalışan sayısı azalıyor, kaynak yok, ekonomi zorda, sistem bu yükü kaldıramaz, böyle giderse SGK batar söylemi gerçekçi değildir. Emekli ve emekçi düşmanlığı söylemlerini meşrulaştırma girişimidir.

Tek adam yönetimi tarafından yapılan yasal düzenlemeler ve Sosyal Güvenlik Kurumu verileri bu söylemlerin dezenformasyon olduğunu ortaya koyuyor. Yasal düzenlemeler ile önümüzdeki yıllarda emekli sayısındaki artış düşecek. Çalışan sayısı ise (4A–4B–4C) düzenli olarak artmaktadır. SGK verilerine göre yıllık ortalama emekli sayısındaki artış ortama %1–2 bandında -2023’te yapılan EYT düzenlemesiyle dışında- iken, çalışma yaşamına katılan genç çalışan oranı yüzde 6 düzeyindedir. Kısacası emekli sayısı artık hızlanarak artmıyor, yavaşlıyor. Çalışan başına düşen emekli oranı giderek düşmektedir.
Diğer bir gerekçe olan, emekli maaşlarına yapılacak artışın SGK’yı batırır söyleminin karşılığı yoktur. Milyonlarca çalışan adına ödenen sigorta primleri 2026’da ortalama %30 oranında artarken emekli aylıklarına ortalama %15 artış yapılmıştır. Artışa göre 2026’da Sosyal Güvenlik Sisteminin gelirleri giderlerinden daha fazla olacak, 2026’da Sosyal Güvenlik Kurumu gelir gider dengesi açısından sıkıntı yaşamayacak. Anlaşılacağı gibi emekli aylıklarında yeterli artışın yapılamamasının ana nedeni siyasi tercihtir. Bu tercihin yasal temelini aylık bağlama oranlarında, güncelleme katsayılarında yapılan düzenlemeler ile gelir dağılımındaki dengesizlik oluşturuyor. Örneğin 2026 yılı aylık gelir artışı prim kısıtı üzerinden değil, dengeli gelir bölüşümü üzerinden yapılsa maaşlarda önemli artış olacaktı. Son artışta GSYH’den emekli aylıkları için yüzde 1,3 daha fazla pay ayırma yoluna gidilseydi, 2025’teki emekli aylıklarını 2026’da yüzde 50 artırmak mümkündü.
SGK verilerinden anlaşılacağı gibi emekli aylıklarının yeterince arttırılamamasının nedeni kurumun gelir yetersizliği, çalışan emekli arasındaki oran ilişkisinden çok siyasi tercihtir. Bugün, tek adam tercihini eşit bölüşüm, kamucu anlayıştan ve emekçi/emeklilerden yana yapmak yerine, doğasına, yaratılan ortak zenginliği yağmalayan yandaşlarından yana yapıyor. Oysa kamu zenginliğinin, adil bölüşüm üzerinden sağlanacak katkısı ile emeklilik sistemi oluşturma tercihi yapılsa, yurttaşların gönenç düzeyine yükseltmek için gerekli olan kaynak GSYH’de yeterince vardır. Yeter ki seçim doğru yapılsın.
.






Benzer Haberler
Düşük emekli maaşı tercihtir!
ÇİFTÇİ NEDEN ÜRETEMİYOR?
Devrimci Emekli-Sen Pazarlarda: “Kavgamız büyük. Hak arayışı her yerde yapılır”
Başkan Hatipoğlu: “Pazarlar yılın ilk ayında çıldırdı”
Prof. Dr. Hatipoğlu: “Uyardı. PAÜ ile birliktelik katkı sağlamaz”
Başkan Polat: “Pijamalarımızı çıkarıp alana geliyoruz”
ZEHİR TÜKETİYORUZ
TAKİPTEKİ KREDİLER YÜZDE 307 ARTTI