Denizli’de kasaplığa vizyon katan aile: Gürsoylar
Kasaplar, Hayvan Pazarından aldıkları hayvanları, mezbahada kestirip dükkanlarında, alıcının parmak ucuyla işaret ettiği yerden “elinin kavradığı” büyüklükte eti kesip/tartarak satarlardı.
İrfan Osman Hatipoğlu
Et tüketimi tarihin her döneminde sorun olmuştur. Ulaşılabilir ve güvenliği açısından.
Bu kısmı bir yana bırakıyorum.
Denizli mutfağına baktığımızda etli yemekler ağırlıklı değildir. Zeytinyağlı, sebze yemekleri öne çıkar. Bu nedenle kasaplık mesleği gelişmemiş, etin sınıflandırılarak satılması çok yenidir. Yeniliğinde öncüsü “Kasap Gürsoy” ailesidir.
Gürsoy ailesi, babalarının Kale’de sürdürdüğü kasaplık mesleğini, 1959 yılında Denizli’ye taşır. Kasap Halinde, kasaplık yapan Nail Karpuzoğlu ile ortaklık kurarlar.
Kasaplar, Hayvan Pazarından aldıkları hayvanları, mezbahada kestirip dükkanlarında, alıcının parmak ucuyla işaret ettiği yerden “elinin kavradığı” büyüklükte eti kesip/tartarak satarlardı.
Hacı Mehmet Ali Gürsoy’un anlatımıyla, 60’lı yıllarda ete ulaşmak zor değildi. Her düzey gelir gurubundan insan gelir et alırdı. İnsanlar az et almaktan çekinir, eliyle işaret ettiği yerden büyükçe parça et kesilir verilirdi. Bu işin bir yanı… "Kasaplık yapmak zordu. Buzdolabı yoktu. Kalan eti saklamak için etleri naylonlara sarar, üzerine Karcı'dan gelen karları koyardık. Bir süre sonra buzdolabı geldi. Bu kez de elektrikler sık kesilir. Saklamakta hayli eziyet çekilirdi” diye zor günleri anımsatıyor.

Etin sınıflandırmasına ise Hacı Mehmet Ali Gürsoy, şöyle anlatıyor. “Memurların, özellikle asker görevlilerin artması ile etin işlenmesi talebi gelmeye başladı. Bizler bilmiyoruz. Müşterinin tarifi, bizlerin gayretiyle bu işi öğrendik. Kasapların parçalayıp satmasında bizim çok emeğimiz var. Denizli kasaplarının tamamına yakını bizim tezgâhtan geçti. Bir de, kurban bayramlarında sucuk yapardık. Sucuk yapmayı ilerlettik, Denizli’nin ruhsatlı ilk “Sucuk hanesini” kurduk. Bunlar geride kaldı. Et satılmıyor. Marketler kasapları perişan ediyor. Alışkanlıktan dükkâna gelip gidiyoruz” diye dertlendi.
Hacı Mehmet Ali amca, bir mesleğin gelişim çizgisinin canlı tanığı. Kendisini uzun ömürler dilerim.






Benzer Haberler
İlk kez Denizli mutfağı kitaplaştırıldı
Kale’de yeni nesil kafe açılıyor
Denizli’de kasaplığa vizyon katan aile: Gürsoylar
PAÜ DENİZLİ YÖRESEL YEMEK YARIŞMASI DÜZENLEDİ
Donbaba, bir Türk beyidir. Doğa dostu ulu kişidir.
Denizli mutfağı kitaplaştırıldı
Kent sinemacılığın son temsilcisi: Hasan Gülmezler
Denizli mutfak kültürü: “Denizli’de mutfak kültürü var mı?”