BAŞLANGIÇTA SÖZ VARDI
Antik Yunan felsefesinde Logos , evreni yöneten ilahi rasyonalitedir. Herakleitos’a göre her şey değişse bile değişmeyecek olan tek şey bu akışın kuralı yani Logos’tur. O , aşkın ve içkin olandır.
Halil Dilek
Kanonik İncillerden biri olan Yuhanna İncili , o meşhur açılış cümlesi ile başlar: “Başlangıçta Söz Vardı”. ( Ayetin Tamamı: Başlangıçta Söz Vardı. Söz Tanrı'yla Birlikteydi ve Söz Tanrı'ydı.(Yuhanna 1:1) ) Bu cümle , kutsal kitaptan taşarak insanlık tarihinin en köklü kavramsal yolculuklarından birinin kapısını aralamıştır. Buradaki “söz” , Eski Grekçe “Logos”’ un bir tercümesidir. Logos, “Söz, anlatı , akıl , oran , yasa , mantık” gibi çok katmanlı anlamları barındırır. Bundan ötürü burada kastedilen söz sadece konuşulan kelimeleri değil , evrenin temelindeki akıl , düzen ve yasayı da işaret eder. Bu kullanışlı kavramla teolojiden bilime , mantıktan edebiyata , sanattan felsefeye türlü türlü varoluşun izini sürmek varlığın kodlarını okumak mümkündür. Ayrıca TDV İslam Ansiklopedisinde geçen tanımıyla Logos: “Hristiyanlık'ta , Hz. İsa’nın Tanrı’nın kendisine hulul etmiş ezeli ve ebedi kelamı olduğu inancını ifade eden terim”. Bu bağlamda Kuran’da İsa Peygamberi ifade etmek için “kelime” nin kullanılmasına , “kelimetullah” a , Erken İslam filozoflarının Antik Yunan felsefesiyle temasına ve “Kelamcılık” a biraz değinmek yerinde olabilirdi. Fakat konumuzun bütünlüğü açısından , meşhur sözümüzün aldığı istikameti ve katettiği yollarla dönüşümleri açıklamak daha doğru olacaktır.(Kelam-Logos ilişkisi başka bir yazının konusu olsun)
Bilindiği üzere evrenin meydana gelmesi kaostan kozmosa geçişi ifade eder. Bu geçiş ilahi sözle yani Logos’la olmuştur. Antik Yunan felsefesinde Logos , evreni yöneten ilahi rasyonalitedir. Herakleitos’a göre her şey değişse bile değişmeyecek olan tek şey bu akışın kuralı yani Logos’tur. O , aşkın ve içkin olandır. “Başlangıçta Söz Vardı” denilerek, aslında kaosun üzerine bir düzenin inşa edildiği belirtilir. Yasasızlıktan yasaya , düzensizlikten düzenliliğe geçiş ; bilinebilir , anlamlı ve anlaşılabilir bir yapıya geçiş gerçekleşmiştir.
Bilimlerdeki “Loji” eki buradan gelmektedir (Biyoloji , Psikoloji , Sosyoloji vb.). Örneğin Biyoloji kelimesi , “Bios” (yaşam) ve “Loji” kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Biyoloji , yani yaşamın Logos’u yaşamın yasası ve mantığı. “Psikoloji” , “Psykhe(psike) (Ruh , can , nefes , yaşam ilkesi)” ile “Loji” kelimelerinin terkibinden müteşekkildir. Ruh bilimi , ruhun incelenmesinde esas alınacak yasalar ve takip edilecek mantık. Herhangi bir alanın sonuna “Loji” eklenmesi , o alanın artık rastgele gözlemlerden çıkıp sistematik bir akıl yürütmeyle sağlam temellere oturan incelemelere konu edileceğinin ilanıdır desek yanlış olmaz herhalde. Bu bağlamda şunu da söyleyebiliriz sanırım: Bilim , başlangıçtaki o “söz” ü yani doğanın içine gizlenmiş mantığı deşifre etme çabasıdır.
Günümüz dijital dünyasının kalbinde yer alan “Lojik Devreler” , Logos kavramının fiziksel dünyadaki en somut tezahürüdür. Bu mantık felsefe bölümlerinde mantık anabilim dalında , matematik ve ilişkili bölümlerde , bilgisayar bilimlerinde okutulduğu gibi ; Elektrik ve elektronikle ilgili akademik bölümlerde de çeşitli derslerde (Temel elektronik , güç elektroniği , sayısal tasarım , nümerik analiz , çeşitli programlama dilleri vd) işlenmektedir. Lojik (Logic) mantık , bir çeşit düşünce yasasıdır. Elektronik devrelerdeki “Lojik Kapılar” olan VE (AND) , VEYA (OR) , DEĞİL (NOT) , VE DEĞİL (NAND) , VEYA DEĞİL(NOR) gibi türleriyle bu yapılar , soyut mantık kurallarını elektrik sinyallerine dönüştürür. Transistör ve diyot gibi yarı iletken devre elemanları sayesinde oluşturulan bu kapılar, bilgisayarların ve entegre devrelerin temelini oluşturur. Elektrik ve elektronikteki “0” ve “1” rakamlarının temsil ettiği “Binary/İkili” kodlama sistemini bilgisayar dilinde de kullanıyoruz. Elektrikte devre kapalı devre açık elektrik akımı var/yok ifadelerinde bu vardır.
İşte , “Başlangıçta Söz Vardı” ifadesindeki Söz’e izafe edilen düzen ve mantık sayesinde bugün dijital dünyalar yaratıp , evrenin mikro ve makro düzeylerde modellemelerini yapabiliyoruz. Ayrıca her türden bilimin temeline bu ilkeyi yerleştirip paradigmaları da buna göre çiziyoruz. Dijital çağ , Logos’un matematiksel bir kesinlikle yeniden üretilmesidir.
Johann Wolfgang von Goethe’nin neredeyse ömrünü adadığı başyapıtı “Faust”’ un , çalışma odası-1 sahnesinde Faust, Yuhanna İncili’ne nazire yaparcasına “Başlangıçta Eylem Vardı” cümlesini sarf eder. “Söz” ü “Eylem” le değiştirerek İncil çevirisi yapar. İlgili bölüm şöyledir: “(Bir cildi açar ve işe koyulur.)
Şöyle yazılı orada: Başlangıçta söz vardı! / Tıkandım kaldım burada! Kim yardım edecek şimdi bana? / Söze bu kadar değer vermem mümkün değil. / Başka türlü çevirmem lazım , / Doğru aydınlatırsa aklım beni. / Şöyle yazılı orada: Başlangıçta akıl vardı. / İlk satırı iyi düşünmek lazım , / Acele etmesin kalemin! / Anlam mıdır her şeyi oluşturan ve yaratan? / Şöyle yazılmalıydı: Başlangıçta güç vardı! / Ama bu kelimeyi de yazarken , / Uyarıyor bir şey beni ve yine değiştiriyorum. / Yardım ediyor aklım bana! Birden çözüyorum sorunu / Ve yazıyorum huzurla: Başlangıçta eylem vardı!”
Faust’un bu hamlesi , modern insanın trajedisidir. Önce “söz”’le başlar ve buna takılır , sonra “akıl ve anlam”’a geçer , bunda da kararsız kalıp “güç”’e yönelir, bununla da yetinmeyip “Başlangıçta Eylem Vardı” da karar kılar. Soyut akıl ve düzenle yetinmeyen insanoğlu dünyayı dönüştürmek için “güce ve eyleme” başvurur. Zaten “Güce tapıncın” kökenini de burada aramak lazım. Faust’un hikayesi bize şunu hatırlatır: Logos’tan kopuk bir eylem , yıkıcı bir hırsa dönüşebilir. Hemen aklımıza kültürümüzden güzel ifadeler ve mısralar gelir bu noktada: “Bu akl-u fikr ile mevla bulunmaz”(Yunus Emre) , “Senin hırs-u hevesin tuttu seni fak gibi”(Kaygusuz Abdal) , “Her yanından kemirir yurdumu azgın bir hırs. Çekilen kahra lütuf , çileye ihsan mı desem?”(Neyzen Tevfik)
Şimdi sözün sonuna geldiğimizde gördük ki aynı ifadeyi “Tanrısal bir plan” , “Evrensel bir yasa” , “Doğru düşünme kuralı” ve “Dijital bir algoritma”’ ya aynı anda uygulayabildik. En sonunda da tasavvufa uzanıp bilgelik dolu ifadelerden birkaçına göz attık. Teoloji , bilim , mantık , teknoloji ve nihayetinde edebi eserlerle anlam arayışı. Bu bir serüven ki anlamı her an yeniden belirlenir. Her zihin , her ruh , her can iştirak eder buna. Ne diyelim? Logos yoldaşımız olsun o zaman.






Benzer Haberler
BAŞLANGIÇTA SÖZ VARDI
AT EŞEK VE OİDİPUS
DİLLERİNİ DOLAŞTIRDIK Kİ BİRBİRLERİNİ ANLAMASINLAR
MUTLULUĞU ARAMAK
Atilla Sezener: “Rahat bırakılmalı”
DOĞA DURUMU
Başkan Hatipoğlu: “Füzeler çiftçilerin üzerine yağıyor!”
ANNE HER ZAMAN BELLİDİR