İrfan Osman Hatipoğlu
Ali Rıza Ertemür, Pamukkale Belediye Başkanı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin her kademesinde görev aldı. Emektarlarından. Gençliğinde sendikacılık yapmış, emekçi dostu.
Cumhuriyet Halk Partili başkanların bir çıkmazı vardır. Gençlik yaşlarında, radikal sol guruplar içinde bulunmak. İleri yaşlarında neo liberal olsalar da serdeki solculuk sırtlarında kambur olarak kalır. Hele kamu yönetici olduklarında sırtlarındaki kambur yük olur.
Bunun tipik örneği Ali Rıza Ertemür’dür.
Sayın Ertemür, Pamukkale Belediyesinde çalışanları -memurlar- ile imzaladığı sözleşmeyle sendikanın isteğini kabul etti. Bol alkış aldı.
İnsan bir an düşünüyor. Kendi özel işletmesinde çalışanlarını asgari ücret vermek, daha ucuz nasıl yemek yediririm telaşındayken, sendikal örgütlenmeyi teşvik etmezken kamuda bu bonkörlük neden?
Başkan Ertemür üzerinden diğer başkanları ortak sesleniyorum.
Asgari ücretin çok düşük olduğu ve çalışanların yüzde 55’inin asgari ücret düzeyinde çalıştığı bir ortamda, kamu çalışanına, üç kat ücret almasına karşın ek ödeme yapmak doğru değildir. Çalışma barışına bozar, ayrıştırır. En kötüsü kişilerin “belediyeye kapak atma”, adam arayışına özendirirsiniz.
Diğer bir nedense, kamu kaynaklarının kötü kullanılmasıdır. Ortalamanın üç katı ücret alan kamu çalışanına aktarılan ek kaynak, belediyecilik hizmetlerine aktarılsa, hemşerilerin daha konforlu kentte yaşaması sağlanır. Kısacası hemşerilerin konforundan çalıp, kamunun verdiği ücreti kabullenip çalışanlara, ek kaynak aktarımı peşkeş çekmek anlamına gelir.
Bir anekdot.
Geçen zaman diliminde tütün işletmeleri ve termik santrallerin özelleştiği dönemde yerel halk işçilerin eylemlerine destek vermedi. Nedeni şu; yüksek ücretle çalışan bu işçilerin, kentlerinde “yüksek ücret davranış sendromu” nedeniyle diğer çalışanlarla/hemşerileri ile araları açıldı. Hemşerileri, kurumlar özelleştirildiğinde “oh olsun” dediler.
Sevgili başkanlar, bol keseden kamu kaynağına dağıtmanın siyasi bir katkısı olmaz. Başkan emekten yana olduğu için verdi demek yerine bir sür sonra çalışanda “söke söke aldık” algısı oluşur. Önü dizginlenemez istemlerle karşılaşırsınız. Bizden uyarması.